2-3 AĞUSTOS’TA BOZCAADA’DA Bu yıl 24. kez yapılacak olan Homeros Okuması’nı sazlı sözlü yapmaya karar verdik. Yo, reklam ya da zıptıkçılık olsun diye değil, öyle olması en doğru olduğu için… Yılın şairi Levent Yılmaz. Yılın yeniliği ise, İlyada’dan bazı bölümlerin bin yılların ardından halk ozanı tarafından saz eşliğinde okunacak olması:…
Yorum BırakKategori: Kutup Yıldızı
O hep arandığı yerdedir!
Medya, kültür, siyaset, tarih üzerine güncel konular, yol gösterici yazılar, yorumlar, tartışmalar
SALAK YERİNE KONMAMA HAKKI Bu satırları Pazartesi sabahı CHP kurultayı ile ilgili duruşmanın sonucu belirginleşmeden yazıyorum. Günlerdir televizyonlarda uzun uzun tartışıyor, altı yedi olasılık olduğunu söylüyorlar. Ben çıkacak kararı tahmin edebiliyorum. O yüzden heyecanlı değilim. Ama üzgünüm ve Türk demokrasisi açısından kederliyim. Çünkü son günlerde yeni CHP’ye karşı sürdürülen sürek…
Yorum BırakYıllardır yazılarımın başında kullandığım “Dün henüz bitmedi, ama yarın çoktan başladı. Bugün günlerden ne?” sloganını net olarak doğrulayan günler yaşıyoruz. Dün, bugün, yarın, hatta öbür gün…. İç içe. Karmaşık, bulanık, tehlikeli günler… Dev seller altındayız. Eski yapılardan kopmuş parçalar önümüzden geçiyor. Birisinin üzerinde NATO yazıyor. BRICS denen yeni yapılardan kaçmış…
Yorum Bırakİran-İsrail savaşının teknik ayrıntıları üzerinde duracak değilim. Zaten tüm televizyonlarda “çarıklı erkan-ı harpler”e taş çıkartacak “sırıklı erkan-ı harpler”, şuraya bomba düştü buraya bomba düşmedi türünden ajans haberleriyle her türlü derin (!) analizi saat başı yapmaktalar. Ben bu savaşı niçin iki tarafın da kaybettiğine ilişkin iki anıyla yetineceğim. Birincisi İsrail’den. Arena…
Yorum BırakDünyada ve Türkiye’de bir süredir “Ben sana gösteririm!” yaklaşımı egemen. Diğer duyu yetileri ve becerileri, işitmek, koklamak, dokunmak, okumak, düşünmek bir yana bırakıldı, varsa yoksa göstermek! Hele siyaset dünyası, baştan aşağıya göstermeye dayanıyor. “Göstermelik” de diyebiliriz! Son dönemlere kadar görmenin en ikna edici yeti olduğuna inanılırdı. “Gözümle görmeden inanmam!” derdik,…
Yorum Bırak“Aile”nin geleceği tartışılıyor. Bu geleceğin pek parlak olmayabileceğine dair alametler belirdi: Evlilikler azalıyor, boşanmalar çoğalıyor, yeni doğumlar hızla düşüyor… Ciddi sorunlar var. Ne oluyor? Ne olacak? Ne yapılabilir? Moden evliliklerde, sonu boşanmaya kadar giden kavgaların çoğunun evdeki iş bölümüyle ilgili olduğunu biliyoruz. Yemekleri kim yapacak, çamaşırları kim yıkayacak, ortalığı kim…
Yorum BırakPeki çocuklara ve yaşlılara kim bakacak? Gençlik yıllarımızda lokanta ve pastahane gibi yerlerde “Aile için ayrı yerimiz vardır” türünden levhalar görmek pek hoşumuza gitmezdi. Bunu bir tür ayrımcılık olarak görür, “Ne olmuş, bekarsak aç mı kalalım?” diye itiraz ederdik. Günümüzde durum tersine dönmüş durumda. Bırakın evliler için ayrı yerleri, evlenmiş…
Yorum Bırakİlk kitabım olan Türk Olmak Kolay Değil 1985 yılında yayınlanmıştı. Kitaptaki yazılardan birisi İkinci Dünya Savaşı öncesinde Almanya’dan Ankara’ya gelmiş bir üniversite hocasının öyküsünü aktarıyordu. Adamcağız kendisine gösterilen saygıdan ve sağlanan olanaklardan o kadar memnun kalmış ki, Türk vatandaşlığına geçmeye karar vermiş. Bir süre sonra Türk vatandaşı olarak maaşını almaya…
Yorum BırakPosta günü sabırsızlıkla türkü yakan acemi askerler gibiydik. Ne zamandır, içinde güzel müjdeler olan mektubu bekliyorduk. Bugün, yarın… Ha geldi ha gelecek! Sonunda geldi: Savaş bitiyor! Terör örgütü PKK, 40 yıl ve 40 bin ölü sonra kendisini feshetti. Silah bırakıyor. Türkiye, barış için üzerine düşenleri yapacağını söylüyor. Mevsim barış mevsimidir.…
Yorum Bırak