İçeriğe geç

Etiket: haluk şahin

Kaz da kazmış ha! Kampanya sokağa indi

“Yoktur birbirimizden farkımız, hepimiz rantiye ahfadıyız!” 2024 yılın yerel seçim kampanyasını özetleyecek bir cümle bulmak gerekirse, bir reklam sloganından alınmış ilhamla, bu cümleyi önerebiliriz. Yerel demokrasinin, farklı yerel yönetim anlayışları arasında bir yarışma olması beklenir. Örneğin 1960’lı yıllarda öyleydi. Şimdi, ideolojik yelpazedeki zenginliğe rağmen, ana aktörler birbirine benziyor. Herkes herkes…

2 Yorum

Yerel seçimlere tomografi: Bir milletvekili niçin belediye başkanı olmak ister?

31 Mart seçimleri Belediye Başkanlığı’nın Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar cazip ve itibarlı görüldüğünü açık seçik ortaya koyuyor. Baksanıza, siyasetçiler orta büyüklükte bir kentin belediye başkanı olabilmek için Bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa etmeye hazırlar. Nitekim edenler de oldu. Oysa bizim siyasal kültürümüzde, Yalova kaymakamı misaliyle simgelenen yerel yöneticileri kimsenin…

Yorum Bırak

Hayat dersleri: O gün hayır demeseydim, kimbilir şimdi neredeydim?

İnsan, hayatının son düzlüğüne varıp geriye baktığında, hele anılarını yazdığında, kendisiyle ve hayatla ilgili pek çok ders çıkarabiliyor. Karamsar bir günümüzde bunları, idam mahkumunun darağacında son sözü sorulduğunda “Bu bana iyi bir ders olacak!” demesine benzetebiliriz. Benim aldığım temel ders şu: Tek kelimelik yanıtlarınıza çok dikkat edin. Özellikle “Evet!” ve…

2 Yorum

Beni Boğaziçi’ne neden almadılar? Ya da Demirel’i bile özlemek..

“Bile” dememin nedenini benim kuşağımın solcu ve “ilerici” aydınları anlayabilirler. 1960 ve 70’lerde siyasal bilinç edinmiş olanlar için Süleyman Demirel “öteki” idi. Bir çeşit baş düşman, mitolojik deyişle “nemesis”! Bütün kötülüklerin anası! Morrison Süleyman! Hangi kirli taşı kaldırsanız altından o çıkardı! Memleketi Amerikan üsleriyle dolduran oydu, irticayı kışkırtan oydu, ülkenin…

5 Yorum

BABIALİ’YE SON TREN

“Ben hem mektepli hem de okulluyum. Değişimleri medyanın içinde yaşadım!” Medya Profesörü Dr. Haluk Şahin’in uzun zamandır merakla beklenen anılarının ilk kitabı ‘Babıali’ye Son Tren’ BİZ Kitap tarafından yayınlandı. — Türk medyasının son 50 yıllık tarihine olayların tam ortasından yaşadıklarıyla ışık tutan medya profesörü Haluk Şahin “Ben bu meslekte hem…

Yorum Bırak

Diyojen’in fenerinden niçin bu kadar korkuyoruz?

Tam bir curcuna içinde olan siyaset sahnesinde bence son günlerin en anlamlı olayı Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın ülkenin Cumhurbaşkanı’na, “gözlerinin içine baka baka” hukuki bir gerçeği söylemesiydi. Çünkü böyle şeyler sık olmuyor. O dünyada insanlar arkadan konuşmayı, uzaktan laf sokuşturmayı, öksürür gibi homurdanmayı tercih ediyorlar. Rahmetli Çelik Gülersoy, “Biz söylemekten çok…

Yorum Bırak

Alev Hanım’a soracak iki sorum vardı…

Alev Alatlı’nın ölümü beni derin derin düşündürdü. Hayatla, yaşlanmakla, entelektüel duruşla, yaşadığımız dönemle ilgili pek çok soruyla uykularımı böldü. Yanıtlarım bazen bir yana bazen de öbür yana yuvarlandı. Bunun nedenlerinden birisi ikimizin de subay çocuğu olmamızdı. Benim babam Mehmet Şahin 1915 doğumluydu ve Harbiye’den 1936 yılında mezun olmuştu, onun babası…

3 Yorum

Mine Kırıkkanat – Elif Şafak intihal davasında sapla samanı birbirinden ayıralım: Hangi değerler? Edebi mi, insani mi?

Mine Kırıkkanat’ın Elif Şafak’a açtığı intihal davasını kazanması büyük haber oldu. Her yanda tartışılıyor. Bazı hırsızlıklar konusunda son derece ketum olabilen medyamız intihal haber ve dedikodularını pek sever. Bilen bilmeyen tartışmaya karışır. Ve sonuçta kafalar daha da karışır. O yüzden, bu gibi tartışmalara zemini hazırlayarak, sapla samanı birbirinden ayırarak başlamak…

4 Yorum

Hayat bir bütündür: Çocuklar ve yaşlılar dahil!

Yerel yönetimlerin öneminden söz ettiğimiz bu günlerde “iyi yaşam”la ilgili şu gibi sorular üzerinde düşünmenin de yararı var: Bu kadar “ilerlediğimiz” halde niçin bu kadar mutsuzuz? İşte bir yanıt: Tarım toplumunu tarihin çöp sepetine atan “modern toplum” iki temel soruya cevap bulamamıştır: • Çocukları kim büyütecek? • Yaşlılara kim bakacak?…

2 Yorum