İçeriğe geç

HAYDİ, ITHAKA YOLCUSU KALMASIN!

Dünya 17 Temmuz’da gösterime giren Odysseus filminin övgüleri ve yergileriyle çalkalanıyor. Ben uzun yıllardır bu kadar çok konuşulan ve gündem yaratan bir Hollywood filmi görmemiştim. Belli ki böyle olsun istenmiş, her şey ona göre planlanmış. Hayatında Odysseus adını duymamış, Troya’nın açığından geçmemiş olanlar bile balıklama dalıyorlar.

Bizim Bozcaada’dakilerin durumu onlardan farklı. Çünkü Troya, bizim tam karşımızda; tüm savaşı ve sonrasında olup bitenleri en iyi bizim adanın meraklı kargaları seyretmiştir. Belki da bazılarının gözlerinin mavi olması bundandır.

Ve kimse bilmese ve umursamasa da, Ithaka’lı Odysseus’un filmin konusu olan dönüş yolculuğu bizim adadan başlamıştır.

Fimi henüz görmedim ama yönetmen Christopher Nolan’ın üç buçuk saatlik filmi eminim bunu görmezden gelir.

Keyfi bilir, nereden baksan bir efsaneden söz ediyoruz.

ASLINDA NE OLDU?

Homeros’a ve bir çok dönem yazarına göre işin doğrusu şöyle: 10 yıl süren savaştan sonra yurduna gitmek için yola çıkan Odysseus ilk durak olarak Tenedos’a gelir. Ancak pimpiriklinin tekidir, o gece rahat edemez çünkü aklı karşı kıyıda bıraktıklarındadır. Sabahleyin şafağın ilk ışıklarıyla Troya’ya döner.
Ve yazgısı değişir: Bu tercihi nedeniyle badireler birbirini kovalayacak ve evine dönüşü 10 yıl sürecektir!

Evet, bizim adadan uslu uslu yoluna devam etse yolculuğu bir kaç hafta sürecekti, ama o zaman da böyle bir destana konu olacak şeyler yaşanmayacaktı.

Hayatımız tercihlertimizdir.

Siz hangisini seçerdiniz?

25 YIL RÜZGAR GİBİ GEÇTİ

Biz de bu yılın Homeros Okuması’nda onun Odysseia’sını okumayı seçtik. Bundan önceki yıllarda daha çok İlyada’dan okuyorduk. Bu kez gündeme ayak uydurarak onu okuyacak ve tartışacağız.

Ve Odysseus’un adasından bir dost, Ariana Ferentinou , bize selam getirecek ve Bozcaada’nın uzaklardan nasıl göründüğünü de anlatacak.

Yıllar önce onunla birlikte Odysseus’un sarayının harabelerine tırmanmıştık. O zaman onun için yazdığım şiiri bu etkinlikte okuyacağım.

Ve yılın ozanı Gonca Özmen’den rüzgarlı şiirler dinleyeceğiz.

Ve Homeros öncülüğünü yaptığı halk ozanlığı geleneğimizin saygın temsilcisi Sadık Gürbüz’den İda dağının ağıtını dinleyeceğiz.

Evet, ağıtını: Madencilik adına Kaz Dağları’na yapılanlar bir değil bin kez cinayettir. Kamalarını saplamadan duramıyorlar. Oysa besbelli: İda’nun üstündekiler altındakilerden çok daha kıymetlidir!

Ve şafağın pembe parmakları dokunduğunda Troya’yı da örten gökyüzü bir kez daha Adasu’nun müziğiyle ısınacak ve “Bugün güzel bir gün olacak!” diyecek.

Elbette bir noktada Kavafis’in “Ithaka’ya Dönüş” şiirini Cevat Çapan ustamızın duyacağız. Çünkü hepimiz İthaka yolcusuyuz!

Belediye’mizin baştan beri destek verdiği bu etkinlik 25. kez yapılıyor olacak.

2001 yılında aklıma gelip rahmetli Osman Bey’e (Prof. Manfred Korfmann) söylediğimde hoşuna girmiş , ama “Sabahın köründe gelen olur mu?” demişti.

Oldu, bırakın Türkiye’yi, artık dünyanın önde gelen edebi etkinlikleri arasında adı geçiyor.

Çünkü Homeros buraların şairi, Bozcaada’ya yakışıyor!

Paylaş:
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir