İçeriğe geç

“Ada” için ne dediler?

Ada’nın 3. baskısı nihayet çıktı. Tüm kitapçılarda olması gerekir.

(İlk ad sıralamasına göre)

Ataol Behramoğlu (Şair, çevirmen)
“Son sayfayı burukluk ve hüzünle çevirdim. “Ilık, mavi ışık”ı içimde duyarak… Yine beğeniyle okuduğum ilk romanından sonra bunu okurken roman yazma yeteneğimin olmayışına hayıflandım. Kendi yarattığın; gerçek olanla olmayanın, belgesel gerçeklikle hayali ve düşsel olanı birleştirdiğin bir dünyanın içinde, o dünyanın hem yaratıcısı, hem tanığı, hem kahramanlarından biri olarak sürüklenmek duygusu, mutlaka yorucu olduğu kadar heyecan verici, büyüleyici olmalı… İçtenlikle, amasız mamasız kutluyorum.”

Ateş İlyas Başsoy (Reklamcı, yazar, siyasal danışman)
“Dan Brown’un ustası Haluk Şahin’den bir modern zaman masalı… Kültür Bakanı olsam şu kitaba THY’i filan sponsor edip dünyaya pazarlar; sonra abuk sabuk filmlere sponsor olacağıma bu kitabın filmine yapımcı olur, uluslararası gişe yakalarım.”

Gökmen Ulu (Gazeteci, Sözcü)
Şahane bir roman… Duru, anlaşılır bir Türkçe’yle, akıcı, sürükleyici bir üslupla yazılan serüven dolu kitap yakın tarih Türkiye’sinden Ege mitolojisinin derinliklerine kadar uzanan örgüsüyle okuru en başından sarp sarmalıyor, bir solukta bitiyor. Kitlesel depresyona sürüklendiğimiz bu karamsar dönemde iyi geliyor.”

Kubilay Çelik (Gazeteci, Yazar)
“Ada”yı bir solukta bitirdim. Kitap beni bir gizemden diğerine sürükledi. “Hah, işte galiba çözdüm!” diye düşünürken, bir sonraki sayfa beni başka yöne götürdü. “Ada” bana 1982’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Kolombiyalı ünlü yazar Gabriel Garcia Marquez’in Kırmızı Pazartesi adlı romanını hatırlattı. Bence Haluk Hoca uluslararası yazarlar dünyasında önemli bir rol oynama yolunda…”

Leyla İsmier Özcengiz (Gazeteci, çevirmen)
“Ada”yı okumak, oraya yolculuk gibi, şuracıkta sanıyorsunuz, oysa uzunca bir yolu var. Yakın sanıyorsunuz uzak, uzak bellemişseniz, yamacınızda. Roman biter sanıyorsunuz, küpçük içinde küpçük, bir öyküler matruşkası. Bir Bozcaada güzellemesi…”

Oktay Ekşi (Gazeteci-yazar, eski milletvekili)
Kutluyorum. Hızla okudum; kitap o kadar akıcı ve o kadar iyi bir örgü üzerine kurulu ki, insan alinden bırakamıyor. Dil güzel, iç denge mükemmel, sunum harika! Ada sadece güzel bir roman değil, bence Bozcaada’yı ve Troya’yı da tanıtan, sevdiren, insanın “gidip göreyim” diyeceği bir yer haline getiren önemli bir görevi de üstlenmiş bir eser. O yanıyla çok önemli bir hizmet değeri de taşıyor.

Reha Erus (Gazeteci)
Muhteşem!

Rüstem Aslan (Prof. Dr., Troya Kazı Başkanı, yazar)
“Ada” Troya ve Troya mitolojisi gibi ikonik bir konuyu Türkiye’nin sorunlarıyla yorumlayarak anlatan eşsiz bir aşk romanı. Dahası, Homerik coğrafyayı, Troya kazılanıyla birlikte ele alan ilk Türk romanı. ”

Sedat Örsel (Televizyoncu, iletişim uzmanı)
“Ada” bir ömür okumanın, araştırmanın, yaşamanın, duyarlığın,şairliğin, bilimadamlığının imbiğinden damıtılmış küçük bir lezzet bombası… Kitabı okurken sinema filmi halini de seyrettim. O kadar güzel olur ki…”

Şadan Gökovalı (Yazar)
“…Haluk Şahin meftunu olduğu Bozcaada (Tenedos) hakkında adanın kendisi gibi gizem yüklü bir roman yazmış: ADA… Haluk Şahin’in eseri bildiğimiz roman tanımına tıpatıp uyuyor. Bu arada Şahin dostumuzun roman tekniğine iyice hakim olduğunu görüyoruz.”

Uğur Dündar (Televizyoncu, soruşturmacı gazeteci, yazar)
“Ada” Haluk Şahin’in usta kaleminden bekleyeceğimiz türden akıcı ve sürükleyici bir roman. Ama öğretici de: Bize yaşadığımız güzel topraklara ve mavi denizlere bir kez daha derinlemesine bakmamız gerektiğini hatırlatıyor. Akademisyen, gazeteci, televizyoncu derken artık Haluk Şahin diye bir romancımız da var. Babıali’de Cinayet ve Ada’dan sonra yenilerini merakla bekliyoruz.

Paylaş:
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.