İçeriğe geç

Etiket: iletişim

İletişim bozuldu, böyle oldu

Çağımızın en büyük sorunu iletişimin bozulmuş olmasıdır. Bu, Oktay Akbal’ı anımsayarak söyleyelim, “ekmeklerin bozulması”ndan daha vahim bir durumdur. İletişimin soluk aldığımız hava olduğu için hayatlarımızı her düzeyde etkilemektedir: Kişisel, toplumsal, kurumsal, siyasal, ekonomik, diplomatik, hatta dinsel! Hemen her düzeyde iletişime hormon katılmış; iletişim asıl amacının dışında, bozuk sistemin hizmetinde toksik…

1 Yorum

Hıfzı Topuz’un yaşgününün düşündürdükleri: Bunun bir de dünü var

Dostum, ağabeyim, meslektaşım Hıfzı Topuz 25 Ocak’ta 100 yaşında oluyor. Bu yazının dibinde bu nedenle yazdığım kısa yazıyı bulacaksınız. Hıfzı’yı bir kez de buradan kutlamak istiyorum. Bir süredir bu güzel yıldönümünün anlamı üzerinde düşünüyorum: Şanslısınız, 100 yaşına gelmişsiniz, yaş sayınızla yarışacak kadar kitap yayınlamışsınız, gazeteler, radyolar yönetmişsiniz, başta İstanbul ve…

3 Yorum

Akıl örten huni

Bunca veriye, bilgiye ve akıllı telefona rağmen insanlar niçin saçma fikirlere kapılıyor, kötü insanların peşine düşüyor, saçmalıkları kutsallaştırıyor? Nedir bu ahmaklık? Bir süredir dünyada ve Türkiye’de o kadar akla aykırı, irrasyonel, şaşkınlık uyandırıcı şeyler oluyor ki, nasıl açıklayacağınızı bilemiyorsunuz. Hangi birini sayayım? Hortlayan ilkel tarikatlar, doğaya yapılanlar; hayvanlara zulüm, çocuklara…

1 Yorum

Küresel kandırmaca

“İnsançeker” televizyon ve “göçmensavar” internetten sonra sıra “sorunsaklar” sanal gerçeklikte. “Küresel köy” (global village) terimini ilk olarak kullanan Kanadalı iletişim düşünürü Marshall McLuhan’dı. Ona göre, başta uzaydaki iletişim uyduları olmak üzere, yeni iletişim teknolojileri dünyayı küçültüyor, adeta köye dönüştürüyordu. Köy kahvesinde, televizyonun “beyaz ateş”ine bakarak yerkürenin herhangi bir yerindeki maçlara,…

1 Yorum

2084’e gittim geldim: Robot bürokrasilerinin kırtasiyeciliği devlet dairelerindekinden çok daha kötü olabilir. Mücadele şart!

2084’e gittim geldim! Şunu gördüm ki, “2084” George Orwell’in “1984”ünü solda sıfır bırakabilir. 1984’te makineler de vardı ama esas olarak insanlarla boğuşuyordunuz. 2084’ta ise bilgisayarlar ve robotlarla cebelleşmek zorundasınız! Acımasız, duygusuz, hiç ağlamamış, aptal robotlarla! Basit bir onarım için teknisyen yardımı isterken karşıma robotların değil gerçek insanların çıkması için yalvardım.…

1 Yorum

Benim oğlum ekran okur, döner döner gene okur

-English abstract at the end- Kızım da öyle. Bu hesapla artık herkes okuryazar. Öyleyse bir zamanlar aydınlarımızın en büyük sorun saydığı cehaleti yenmiş sayılır mıyız? Yoksa 21. yüzyılda yeni bir ‘cahil’ tanımına mı ihtiyacımız var? Evet, halkımız hiçbir dönemde bugünkü kadar çok okumamıştı. Kadın erkek, çoluk çocuk, genç yaşlı yollarda,…

2 Yorum