İçeriğe geç

Haluk Şahin Yazılar

Beni Boğaziçi’ne neden almadılar? Ya da Demirel’i bile özlemek..

“Bile” dememin nedenini benim kuşağımın solcu ve “ilerici” aydınları anlayabilirler. 1960 ve 70’lerde siyasal bilinç edinmiş olanlar için Süleyman Demirel “öteki” idi. Bir çeşit baş düşman, mitolojik deyişle “nemesis”! Bütün kötülüklerin anası! Morrison Süleyman! Hangi kirli taşı kaldırsanız altından o çıkardı! Memleketi Amerikan üsleriyle dolduran oydu, irticayı kışkırtan oydu, ülkenin…

4 Yorum

BABIALİ’YE SON TREN

“Ben hem mektepli hem de okulluyum. Değişimleri medyanın içinde yaşadım!” Medya Profesörü Dr. Haluk Şahin’in uzun zamandır merakla beklenen anılarının ilk kitabı ‘Babıali’ye Son Tren’ BİZ Kitap tarafından yayınlandı. — Türk medyasının son 50 yıllık tarihine olayların tam ortasından yaşadıklarıyla ışık tutan medya profesörü Haluk Şahin “Ben bu meslekte hem…

Yorum Bırak

Evet, o gün İsmail Cem’in başyazısını ben yazdım. Daha neler neler..

Gazetecilikte bu türden başlıklara “olta” ya da “yem” başlık denir. Amaç okurun dikkatini çekmek ve yazının tamamını okutmaktır. Bazen haberde o başlıktan başka dişe gelen bir şey yoktur. O zaman okur haklı olarak kızar. Sansasyon haberciliğinin numaralarından biridir. Evet, İsmail Cem diyordum… Demek ki ben de bu yazıya dikkatinizi çekmek…

Yorum Bırak

Diyojen’in fenerinden niçin bu kadar korkuyoruz?

Tam bir curcuna içinde olan siyaset sahnesinde bence son günlerin en anlamlı olayı Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın ülkenin Cumhurbaşkanı’na, “gözlerinin içine baka baka” hukuki bir gerçeği söylemesiydi. Çünkü böyle şeyler sık olmuyor. O dünyada insanlar arkadan konuşmayı, uzaktan laf sokuşturmayı, öksürür gibi homurdanmayı tercih ediyorlar. Rahmetli Çelik Gülersoy, “Biz söylemekten çok…

Yorum Bırak

Alev Hanım’a soracak iki sorum vardı…

Alev Alatlı’nın ölümü beni derin derin düşündürdü. Hayatla, yaşlanmakla, entelektüel duruşla, yaşadığımız dönemle ilgili pek çok soruyla uykularımı böldü. Yanıtlarım bazen bir yana bazen de öbür yana yuvarlandı. Bunun nedenlerinden birisi ikimizin de subay çocuğu olmamızdı. Benim babam Mehmet Şahin 1915 doğumluydu ve Harbiye’den 1936 yılında mezun olmuştu, onun babası…

3 Yorum

Mine Kırıkkanat – Elif Şafak intihal davasında sapla samanı birbirinden ayıralım: Hangi değerler? Edebi mi, insani mi?

Mine Kırıkkanat’ın Elif Şafak’a açtığı intihal davasını kazanması büyük haber oldu. Her yanda tartışılıyor. Bazı hırsızlıklar konusunda son derece ketum olabilen medyamız intihal haber ve dedikodularını pek sever. Bilen bilmeyen tartışmaya karışır. Ve sonuçta kafalar daha da karışır. O yüzden, bu gibi tartışmalara zemini hazırlayarak, sapla samanı birbirinden ayırarak başlamak…

3 Yorum

Hayat bir bütündür: Çocuklar ve yaşlılar dahil!

Yerel yönetimlerin öneminden söz ettiğimiz bu günlerde “iyi yaşam”la ilgili şu gibi sorular üzerinde düşünmenin de yararı var: Bu kadar “ilerlediğimiz” halde niçin bu kadar mutsuzuz? İşte bir yanıt: Tarım toplumunu tarihin çöp sepetine atan “modern toplum” iki temel soruya cevap bulamamıştır: • Çocukları kim büyütecek? • Yaşlılara kim bakacak?…

2 Yorum

Partilerin yerel yönetim felsefesi var mı? Chp’nin vardı..

Yaklaşan seçimler nedeniyle yerel yönetimlerden konuşuyoruz. Aklıma gelen ilk soru: Seçime katılan partilerin bir yerel yönetim ya da belediyecilik felsefesi var mı? Yoksa, çoğundan gelen “rant…rant…rant” sesleri her şey, açıklamaya yetiyor mu? Büyük olana büyük ihalelerden büyük rantlar, küçük olana küçük ihalelerden küçük rantlar… Al gülüm, ver gülüm… Ve daha…

2 Yorum

Kampanya başlarken: Aşk, demokrasi ve CHP üzerine

Önümüzdeki yerel seçimlerde en büyük ödülün İstanbul olduğunu biliyoruz. AKP de sonunda adayını belirledi. Saray, 20 yıl önce Troya savaşına gitmiş olan olan Odisseus’un evi gibi, taliplerle doluydu. Hayatında tek ok atmamış olanlar dahil tüm cengaverler gözden geçirildi ve sonunda meydana sürülmüş yiğitler arasından birinde karar kılındı: Murat Kurum! Öyle…

3 Yorum

Bundan sonraki maçlar.. En büyük karşılaşma 31 Mart’ta!

“Artık bundan sonraki maçlara bakacağız!” Ağır yenilgilerden sonra futbolculardan ve antrenörlerden duymaya alıştığımız bir klişe bu. Bu yazının yazıldığı 1 Ocak 2024 tarihine de uyuyor. “2023 bitti, artık yeni yıldaki gelişmelere bakacağız.” Kadro ve saha aynı olsa da, hayat devam ediyor. Türkiye, en azından Türkiye’nin önemli bir bölümü, 2023 maçından…

2 Yorum