İçeriğe geç

Haluk Şahin Yazılar

Akdeniz’in çağrısı

Zamlar nedeniyle bu yaz gidemesek de göremesek de aklımız Akdeniz’de, çünkü Akdenizli olmayı sevdik. Bize Avrupalı olamazsın diyenler çok oldu ama, Akdenizli olamazsın diyen henüz çıkmadı. Bu konu öteden beri ilgimi çekmiş, zaman zaman yazılarıma girmiştir. Avrupa Birliğine girme yolları tıkanmış olsa da, Akdenizlilik süreci toplumsal ve duygusal düzlemde ilerliyor.…

1 Yorum

Hayal kırıklıklarımızın mevsimi: Yaz tatilleri iptal mi edildi?

Öyle görünüyor. En ucuz otel odası 1500 TL, içkili lokantada yemek adam başına 1000 TL, benzinin litresi 30 TL… Bu mali yükün altından kim kalkabilir? Büyük çoğunluk kalkamaz. O zaman? Ya, varsa, aileden, eşten dosttan kalma yerlere sığınmayı kabul edeceksin, ya bankadan kredi alacaksın, ya da Egeli, Akdenizli tatil planlarını…

2 Yorum

Ben diyeyim anksiyete, siz deyin depresyon

Şu günlerde psikiyatrist ya da psikoterapist olmak varmış. Anksiyete ve depresyon salgını var… Online tedavi yöntemleri de yaygınlaşıyor… Tolstoy’un büyük romanı Anna Karenina “Bütün mutlu aileler birbirine benzer, buna karşılık her mutsuz aile farklıdır” diye başlar. Bugünlerde bunu tersyüz edebilir, şöyle diyebiliriz: “Bütün mutlu insanlar farklıdır, buna karşılık tüm mutsuzlar…

2 Yorum

Gittikçe artıyor mutsuzluğumuz.. Toplumsal mutluluğumuzun arkasında hangi denklemler var?

Son yıllarda uluslararası mutsuzluk sıralamalarında hep en sonlarda geliyoruz. Hele son aylarda yapılan araştırmalar bu karanlık alanda rekorlar kırdığımızı gösteriyor. Niye böyleyiz? Niye durmadan artıyor mutsuzluğumuz? Ben öteden beri bazı toplumsal denklemler bozulunca mutsuzluğun tırmanışa geçtiğini gözlemlemişimdir. Bunların farkına varmak için Harvard Üniversitesi’nden ekonomi doktorası olmak gerekmez. Topluma eleştirel gözlerle…

2 Yorum

Siyasal iletişimde yeni mecra: Bir münasip zamanda, mesela saat 10’da, buluşalım Youtube’da

Siyasal iletişim mücadelesi zaman zaman bentleri aşma çabasına dönüşür. Sesini halka ulaştıramadığına inanan siyasetçi yeni kanallar dener ve bazen başarısıyla herkesi şaşırtır. İktidardaki siyasi güç tarafından engellendiği inancı söylediklerine ilişkin ilgiyi arttırır. Yalnız siyasi iktidar değil, egemen medya da pek hoşlanmaz “by-pass” edilmekten. Gene de kimi zaman kurumlaşır başlangıçta yeni…

2 Yorum

Pandemi sona ererken…

Pandeminin başlangıcında Güzel Mavrella’da sorduğum sorulara cevap alma zamanı. Geçmişe dönüş mi? Yoksa dijital kopya yeterli mi? Nihayet o hiç gelmeyecek sandığımız günlere geldik. Koronavirüs 19 pandemisi sona eriyor. İki buçuk yıldır katlandığımız sınırlamalar bir bir kalkıyor. Büyük pandemilerin “çağ” bitiren ya da başlatan olaylar olduğunu tarihten biliyoruz. Bu kez…

1 Yorum

Kendi yazdığım romanı dört yıl sonra bir yabancı gibi okudum. Aklımdan neler geçti? Dijital Çağ’da romana yer var mı?

Geçen akşam AFS Kitap Kulübü’ndeki arkadaşlarla zoom üzerinden bir sohbet yaptık. Konu “Ada” adlı romanımdı. Söz dönüp dolaşıp Dijital Çağ’da roman türünün geleceğinin olup olmadığına geldi. “Romanın dizilere senaryo sağlamaktan başka bir işlevi kaldı mı?” sorusu sık sık sorulmakta… “Ada” benim ikinci romanım. Birincisi, “Babıali’de Cinayet”, Türkiye’de gazeteciliğin çürüyüşünü anlatıyordu.…

2 Yorum

Superhomocommunicatus ve dijital çağ

-Ders notları 1- İletişim teknolojisi tarihinin çok da karmaşık olmayan bir ilerleme çizgisi vardır. Daha en baştan nereye gitmek isteyeceği kestirilebilirdi. Hedef, olanaksız görünse de belliydi: tam Homo Communicatus! Super Homo Communicatus! İnsan tehlikelerle dolu dünyada baştan beri bir “Homo Communicatus”, yani enformasyon işleyen ve paylaşan bir canlı olmak zorundaydı.…

Yorum Bırak

Twitter’ın yeni sahibi Elon Musk özgürlük savaşçısı mı yoksa maskeli süvari mi?

-English abstract at the end- Elon Musk dünyanın en zengin insanı. Aynı zaman dünyanın en güçlü adamı olduğunu da söyleyebiliriz. Malum, geçenlerde 44 milyar doları denkleştirip Twitter’ı satın aldı. O Twitter ki 2020’de dünyanın en güçlü adamı olan Başkan Donald Trump’ı ömür boyu yasaklamıştı. O Donald Trump ki, arkasındaki görevlinin…

3 Yorum

Acıklı bir hikaye: Kütüphane ne oldu?

Tek tük de olsa soranlar oluyor: “Kütüphane ne oldu?” “Olmadı!” diyorum ama ayrıntılara girmiyorum. Sordukları kütüphane, benim getirdiğim kitaplarla Bozcaada’da kurulacağı sanılan kütüphane. Hikayesini kısaca özetleyeyim: Zamanımızın çoğunu adada geçirmeye ve İstanbul’daki evimizi kapatmaya karar verdiğimizde karşımıza çıkan en büyük sorun kitaplardı. Üç beş yüz değil, binlerce kitap. Atsan atılmaz,…

3 Yorum
AllEscort