İçeriğe geç

Emojilerle şiir yazabilir misin Abidin?

-English abstract at the bottom-

Yukarıdaki tabloyu yıllar önce Kahire’den almıştım. Hakiki papirüs üzerine yapıldığına dair resmî bir belge vermişlerdi. Ülkeden çıkarılmasına sınırlama varmış.

Papirüsün üstündeki resmi, bir iletişim hocası olarak, ilginç bulmuştum. İnsanlık tarihindeki en önemli dönüşümlerden birini temsil ediyordu. Hiyeroglif denen ve küçük resimciklerden oluşan yazının Latin harflerine nasıl çevrileceğini anlatıyordu.

“Resim-yazı”, yerini alfabeye bırakıyordu.

Ve biz 20. Yüzyıl çocukları bu adımı uygarlığın gelişmesinde önemli bir ilerleme olarak görüyorduk. Harflerden oluşan yazının egemenliğinin sonsuza kadar süreceğinden emindik.

YENİ CEHALET

21. Yüzyıl’ın ilk çeyreğinin sonlarına yaklaşırken o kadar emin değilim. İnternette, elektronik ortamdaki yazılarda sık sık hiyeroglif simgelere benzeyen resimcikler görüyorum. İnsan yüzleri, hayvan simgeleri, çiçekler, böcekler… Sayıları hızla artıyor.

Bunlardan bazılarını tanıyor ya da tahmin edebiliyorum. Ama yalnızca bazılarını.

Yeni okuma yazma öğrenen çocuklar gibiyim. Emoji denen bu alemde yarı ümmiyim. Oysa bacak kadar çocuklar o dilden anlıyorlar.

Ama iş bildiğimiz alfabeye gelince birçoğu artık okur-yazar değil, yalnızca “okur”. Yazma konusunda çoğu zorlanıyor. Hele el yazısı becerileri hiç yok. Çünkü onlar tuşlara dokunarak ya da ekranlara parmak basarak yazmaya alışmışlar. Ele kalem alıp, kağıt üzerine yazı yazmak büyüklerin ya da eskilerin yaptığı bir şey. O devir gerilerde kalmış!

Ama yeni devirde karşımıza çıka çıka üç bin yıl önce vazgeçilmiş türden bir hortlak çıkmaz mı? Nasıl olur? Yazının kaybolduğu “Karanlık Çağlar” gibi bir felaket alameti mi bu? Yoksa bir züppelik ya da hızla geçecek bir moda mı?

İCATLAR VE İHTİYAÇLAR

Yeni iletişim araçları icatlardan değil, ihtiyaçlardan doğarlar. Onlar sihirbazın şapkadan çıkarttığı tavşanlar değildir, bir yerlerde tavşan eti arandığı için şapkaya konmuşlardır. Aradaki ilişki diyalektik bir ilişkidir kuşkusuz; tek başına açıklanamaz, ilerleme tavşan gibi sıçraya sıçraya yol alır.

19. Yüzyıl’da emperyalizmin dünyanın dört bir yanıyla ilgili bilgiye ihtiyacı artmasa telgraf “icat” edilir miydi?

Ve telgraf icat edilmese sermaye birikimi o müthiş büyüme hızına kavuşur muydu?

Ve sonunda Dijital Çağ’a gelinir miydi?

NİÇİN EMOJİLER?

Bilgisayar ve internete dayanan bu çağda hemen tüm iletişim etkinliklerini elektronik ortama taşındı. Bu ortamda her şey çok hızlı cereyan ediyor, bazı şeylerin çabucak, anında yapılması gerekiyor. Şaka ve esprilerin de. Uzun uzun anlatacak zaman yok.

O zaman gelsin önce emotikonlar, sonra da emojiler.

Örneğin ‘:)’ yazarak söylediğinizin şaka olduğunu karşınızdakine aktarıyorsunuz. Göz kırpar gibi. Sonra emotikondan emojiye geçiliyor, noktalama işaretlerinin yerini “smiley” diye bildiğimiz beşuş çehreler alıyor: ☺.

Derken yalnız şakaları değil çeşit çeşit farklı duyguları temsil eden emojiler yaygınlaşıyor. Şimdi kocaman sözlükleri, ansiklopedileri var.

Üstelik bu dil evrensel. Herkes anlayabiliyor.

Ben eski moda bir kalem efendisiyim. Emojicem zayıf. Bir kez daha geride kaldığımın farkındayım. Duygularımı hala sözcüklerle anlatmaya çalışıyorum.

Bazen “kelimeler kifayetsiz” kalıyor. O zaman yeni sözcükler arıyorum.

Zor iş. Hele koşa koşa yaşanan zamanımız için.

Ama pes etmiş değilim: emojilerle şiir yazılabileceğine hala inanmıyorum.

ABSTRACT

I bought the above picture in Cairo many years ago. It shows how ideograms stand for certain letters in the Latin alphabet. I liked it as a communications professor, because it depicted an irreversible moment in the relentless march of human progress. I was wrong. Now something very similar to the ancient Egyptian writing is making a comeback. It is called emojis, and my grand children are able to read it while I can’t. Alas, again I am falling behind the times. My sole consolation they are yet to prove that they can compose poems with emojis!

Paylaş:

2 Yorum

  1. Ayşe Özgün Ayşe Özgün

    Ben de bir kitap yazmaktayım. “Acaba” diyorum kendi kendime, ” bu yaziları kağıt ve kitaba bastirmayip, bir CD ye kendi sesimle okusam mı?” Tek endişem geceleri eline kitap okuyarak yatan vatandaşlara uyku getireceğime uykularıni daha cok açacağımdan endişeliyim.😂😙🤨🙄

  2. Bülent Püsküllü Bülent Püsküllü

    Haluk baba dünyadaki en geçerli emoji bu bence.hemde messenger gelişmeden çok önceydi ortaya çıkışı…$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$$

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.